www.muhacirinsesi.com

16 Temmuz 2018 Pazartesi

www.kanal34.tv

"SÖZ UÇAR YAZI KALIR"

E-Posta :

 Bu dergiye yazılacak o kadar çok şey var ki adeta, nereden başlasam diye düşünüyorum. 
Aslında hepimizin birşeyler yazması lazım çünkü, " Söz uçar, yazı kalır", diye bir ata sözümüz var....!


Özellikle, yirminci yüzyılın içinde Balkanlarda yaşamış olan her bir insanın yaşadığı her anısı yazmaya değer bir konudur. Balkanların bu çalkantılı tarihinden olacak ki, her bir insanın hayatı roman olur. Özellikle, yirminci yüzyılın başında, Osmanlıların çekilmesi ile orada kalan insanların çoğunun hayatı bir kabusa dönüşmüştü. Bu acıklı günlerini maalesef, doğru dürüst kimse yazmadı. Yazılanlar ancak sonra, kahvelerde, posedaklarda anlatılanlardır. O kadarına da güzel diyelim ama, o 'buzdağın üst kısmıdır', ancak..! Bence bu dönemin kayıtsız kalışı, bizim gelecek nesiller için, büyük kayıptır, aslında..! 

Bir de altmışlı, yetmişli yıllarında Sancak bölgesinden, büyük bir göç dalgası vardı ve o zamanda da çok trajediler yaşandı..! İnsanlar doğup büyüdüğü yeri bırakıyor ve bilinmeyen bir uzaklılığa gidiyor. Giderken genellikle, hayatında en sevdiklerini, istemeye istemeye, bırakıp gidiyor, aileler bölünüyor, genelikle ailenin evlenen kızları yerel deyimi ile "odivalar" yeni ailesi ile, ya memlekette kalıyor, anne ve babası ile gidemiyor, ya da yeni ailesi ile göç ediyor ve memlekette annesini babasını, kardeşlerini bırakıp gidiyordu.!
Sonraki O, bitmek bilmeyen, hasret doğlu olan yıllarda karşılıklı yazılan özlem dolu mektuplar. İnsanların mektup kağıdınıda, ilk olarak elini koyup, kalemle parmakların ve elinin etrafını çizerek içinde selamlarını ve en derin özlemlerini yazmaları bir efsane idi..! Sonra, zamane teknolojinin getirdiği o kasetçalarlar ve kasetlerdeki ses kayıtları. İşte o zaman, okuma yazmayı bilmeyen, genellikle de yaşlı insanların sevdiklerine kendi sesi ile özlemlerini içten ve duygu doğlu bir şekilde aktarıyorlardı..! Anlatılanlara göre, o magnetofon denilen zamane teknoloji harikasını, kıranlar ya da pencereden aşağıya atan da oldu. Nasıl da atmazsın ki, bir taraftan o aletten çıkan, memlekette kalan oğlunun sesi, zaten kalbi göğüsünden fırlayacak gibi, bir taraftan da bütün ailenin ağlaşmaları, hatta kızlarından birinin, abisinin sesi duyduğunda, bayılması falan..! 
İnsan delirmeyecek de ne yapacak...?
Bu ufacık bir detay nasıl da insanın içini burkuyor. Ne var ki, bu ve bunun gibi daha binlerce milyonlarca, olay yaşanmış ve maalesef unutulmaya yüz tutmuş olaylar var..! 
Aslında ben, bu dergide, açık çağrı yapıyorum: Ne olur herkes ufak da olsa, birşeyler yazsın ve dergiye göndersin. Hepsini yayınlamazsak da , oluşturacağımız bir arşivde kalsın, zaman gelecek, birilerine mutlaka yarayacaktır.

Saygılarımla, 
Yunus BAYRAKTAR


14 Temmuz 2017 Cuma 17:07
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ÜLKE GÜNDEMİ

DEV İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ ANLAŞMASI

01/03/2018 tarihinde gündüz saatlerinde Türk Kızılayı, Bosna Merhamet Kurumu ve Bosna Sancak Derneği arasında

Bosna Savaşı Hakkında Çekilmiş 10 İyi Film

İşte Bosna Savaşı Hakkında Çekilmiş 10 İyi Filmin Listesi

Sarik Tara iz Istanbula, ali porijeklo ne zaboravlja

Šarik Tara iz Istanbula, potomak nikšićke porodice Mekić, stigao do Forbsove liste, ali porijeklo ne zaboravlja

‘’ Dernekler Siyasetin hiç bir yerinde olmamalı ''

Muhacirin Sesi Haber Sitesi Yazı İşleri Müdürü, Gazeteci Hicran Zafer Ertül’den bomba gibi röportaj.

Örnek alınası bir hayat

Bir ulusun lideri ama aynı zamanda bir düşünür. Hayatı mücadelelerle geçmiş, her şeye rağmen

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL